Karaadilli'ye Hoş Geldiniz
  Bolgenin tarihigelisimi ve Muzeciligin gelismesi
 
 
BÖLGENİN TARİHİ ARAŞTIRMASI..........
............MÜZECİLİĞİN GELİŞİMİ..
Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan tarih araştırmaları ışığında, Afyonkarahisar’ da önce Asar-ı Atika Muhipler Cemiyeti, bilahare Halkevi çalışmaları bünyesinde müze oluşturma ve İl tarihi yazma girişimleri de 1928 yılında çalışmalar başlamıştır. Süleyman Hilmi (Gönçer) ile Oğuz (Günel) beylerin öncülüğünde başlatılarak bulunan eserler Taş Medrese’ de depolanmaya başlanmıştır. Eserlerin toplanmasıyla müzecilik düşüncesi oluşmuş ve 1931’de kurulan Müze Memurluğunu, 1933 yılında Müze Müdürlüğü haline getirilmiştir. Süleyman Hilmi Bey’ in gayretleri ve üstlendiği görev nedeniyle bölge müzesi konumuna yükselmiştir. O dönemlerde ilimiz çevresinde Bursa ve Konya dışında müze bulunmuyordu. Süleyman Hilmi Bey, çevre illere de giderek zorda olsa müzeciliğin yapılabileceğini oralarda da göstermiştir. Uşak, Burdur, Kütahya, Isparta ve Aydın çevrelerinden arkeolojik, Aydın ve Kütahya çevrelerinden etnoğrafik eserler toplamıştır.
 
Türkiye arkeolojisinin ilk kazı yerlerinden biri olan Sandıklı Kusura höyük kazısı ve buluntuları ile 1935 yılında dünyaya adını ilk duyuran Afyon Müzesi olmuştur. Geçen zaman içerisinde toplanan eserlerin çokluğu ile büyük boyutlarda olması ve tek veya grup eserler bulundurması bakımından önemini daha da artırmıştır. 1964 yılında Arkeolog Hasan Tahsin UÇANKUŞ’ un ilimize gelmesiyle çağdaş ve bilimsel bir arkeoloji ve müzeloji (müzecilik) çalışmaları başlatmıştır. Bunun sonucunda arkeolojik ağırlıkta yeni müzeye ihtiyaç duyularak 1971 yılında bölge müzesi veya Frigya müzesi konumunda yeni yerinde (bu günkü müze) açılmıştır. Daha sonraki yıllarda çevre illerde de müzeler açılmaya başlayınca, Afyon müzenin bölgesel konumu il düzeyinde kalmıştır. Yapılan arazi çalışmaları sonucunda ve özellikle Ahmet TOPBAŞ’ ın Müzede göreve başlamasıyla 1977 yılından itibaren höyük ve ören yerleri ile taşınmaz yapıların bulunduğu anıt ve sit alanları belirlenmiş, bu güne kadar toplam 600 civarında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı tescil edilmiştir.
 
Afyon Müzesi, il düzeyinde kalmış olmasına rağmen Türkiye’nin büyük müzeleri arasında bilinmekte ve ilgi görmeye devam etmektedir. Çünkü eski Tunç çağından günümüze kadar geçen 5000 yıllık bir süre içinde kesintisiz kültür ve inanç sistemlerini görmekteyiz. Bu günkü konumunda nasıl ki yolların düğüm noktası ise 5000 yıllık süre içinde de aynı konumda olduğunu göstermektedir. Bulundurduğu kazı buluntuları, pişmiş toprak sanatı ve mermer sanatının tarihi, dokuma ve para ile giyim, halı, kilim sanatının tarihi ile ölü gömme gelenekleri içindeki tanrı ve tanrıça heykelleri, mimari parçalar, kap kacaklar, kesici öldürücü araçlar gibi koleksiyonlar müzenin önemini artırmaktadır.
 
İlçelerimizin yoğun eser vermeleri, buralarda da müzelerin açılması gereğini ortaya koymuştur. Bolvadin’ de öğretmen Muharrem BAYAR’ ın, Dinar’ da avukat Mehmet ÖZALP’ ın, Sandıklı’ da belediye başkanları Osman SEYMEN, Murat AKŞİT ile Mustafa BAŞTUĞ’ un, İscehisar’ da belediye başkanı İsmail BAYRAM’ ın özel ilgi ve çabaları sonucunda Bolvadin Belediye Müzesi, İscehisar ve Sandıklı Açık Hava Müzeleri oluşturulmuştur. Tüm bu tarihi araştırma ve gelişmeler ile olgular çerçevesinde, bölgemizdeki arkeolojik ve etnoğrafik Müzelerin durumuna bakacak olursak ;
 
1. AFYON MÜZESİ, cumhuriyetin ilk yıllarında Süleyman Hilmi GÖNÇER ile Oğuz GÜNEL’ in katkılarıyla Taş Medresede eski eserler toplanmaya başlanmış ve 1931 ile 1933 yıllarında Müze Müdürlüğü haline getirilmiştir. Müzede, Taş-Maden (kalkolitik) çağından Bizans çağına kadar ilimiz ve çevresinde bulunmuş olan arkeolojik eserler sergilenmektedir. Aynı zamanda Eski Tunç, Hitit, Frig, Lidya, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler bulunmaktadır. Bu dönemlere ait pişmiş toprak, taş mermer, kemik, cam, metal kap kacak, heykel ve sikke gibi araç ve gereçler, yöremizde yaşamış olan insanların M.Ö. 3000 ‘li yıllardan günümüze kadar yaşayışı, inancı,üretimi,ticareti hakkında bizlere oldukça önemli bilgiler vermektedir. Çeşitli mermer heykeller, lahitler, mezar taşları ve mimari parçalar ile genellikle Roma ve Bizans dönemi mezar stilleri, lahitler, küpler, heykeller, Selçuklu dönemi ile diğer beylikler ve Osmanlı zamanlarına ait mezar taşları da geçmiş dönemlere ait izleri taşımaktadır. Sergilenenlerin çoğunluğu arkeolojik olup etnoğrafik eserlerin sergisi hala yapılamamaktadır.
 
2. ZAFER MÜZESİ, bu bina 1913-1914 yıllarında Belediye Başkanı Esbabzade Hüseyin Tevfik Efendi tarafından Hükümet Konağı ile birlikte Belediye hizmet binası olarak yaptırılmıştır. İki katlı ve kagir şeklinde Ermeni ustalarca yapılmıştır. Bina, yapılışı ve konumu ile diğer özellikleri nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Belediye binası iken 27 Ağustos 1922’de Afyon’un düşman işgalinden kurtulmasıyla 30 Ağustos 1922 ‘ye kadar Batı Cephesi Karargah Binası olarak kullanılıp, Başkomutanlık Meydan Muharebesi burada planlanmıştır.1935’de yeni belediyenin yapılmasıyla Doğumevi, PTT Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğünce kullanılmıştır. 1985 yılında Milli Parklar Müdürlüğünce Zafer Müzesi haline dönüştürülmüştür. Müzede Kurtuluş Savaşı ile ilgili çeşitli bilgi, belge ve silahlar sergilenmektedir. Ayrıca Mustafa Kemal ATATÜRK, Mustafa Fevzi ÇAKMAK, İsmet İNÖNÜ, Tevfik BIYIKOĞLU ve diğer komutanlar ile ilk Afyon Mebusu olan Nebil DEHŞETİ ile diğer önemli zatlara ait bilgi ve belgeler bulunmaktadır.
 
3. BOLVADİN MÜZESİ, ilçede görev yapan Lise Müdürü Muharrem BAYAR’ ın özel ilgi ve çabası sonucu okul bahçesinde toplanan eserlerin çoğalması, dönemin Belediye Başkanı Etem KELEKÇİ’ nin çabaları sonucu, mülkiyeti belediyeye ait olan sinema binasının 1987 yılında Müzeye dönüştürülmesi sonucu kurulmuştur. İlçe merkezi ile köylerden toplanan Eski TUNÇ çağından günümüze kadar ki arkeolojik ve etnoğrafik eserler ile çeşitli malzemeler sergilenmektedir.
 
4. SANDIKLI MÜZESİ, dönemin belediye başkanı Osman SEYMEN ile belediye çalışanlarının katkılarıyla köylerden toplanılan taşınabilir eserlerin Kaplıca Meydanında sergilenmesiyle kurulmuştur. Frigya Salutaris (Şifalı Frigya) olarak bilinen bu bölge, her dönem insanların ilgisini çekmiştir. Frigler döneminde Kübele tapınım yeri olmuştur. Roma ve Bizanslılarca kaplıca çevresinde HİEREPOLİS, EUCARPİA, BROZUS, OTRUS ve STECTERİUM isimli kentler (şehirler), PENTOPOLİS’ i başkent olarak görmüş ve birlik olmuşlardır. Bu kentlere ait eserler çoğunlukta sergilenmektedir.
 
5. İSCEHİSAR MÜZESİ, bu günkü ilçe merkezi, Frigler döneminden günümüze kadar yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Yakın höyükten Frig dönemlerine ait eserler çıkmıştır. M.Ö. 3 ncü yüzyılda Dokimos adlı Makedon kökenli bir general tarafından yeniden kurulmuş ve DOKİMEON adını almıştır. Dönemin belediye başkanı İsmail BAYRAM ile belediye çalışanlarının yardımları sonucu ilçe merkezi meydan ve bulvarlarında çeşitli mermer eserler sergilenmiştir.
 
Yakın çevremizde oluşan bu çalışma ve faaliyetler paralelinde, maalesef bizim bölgemizde ( İlçe ve Beldemiz) benze tür girişimler yapılmamıştır. Halen de yapılmamak veya konu üzerinde durmamak için azami gayret sarf edilmektedir. Az çok bilinen veya hatırlananlar ise yakın çevre ile bölge geneli kapsamında yapılan çalışmalar dahilinde öğrenilmektedir. Bir de buna yaşanmış ve dilden dile aktarılan sözlü kaynakların anlatımları açıklık getirmektedir. Her ne sebep olursa olsun, bu tür çalışma ve faaliyetler için birilerinin yada bölge kurumlarının (resmi veya özel) ön ayak olması gerekmektedir.
 
 
 
KAYNAK :
Ahmet İLASLI, Arkeolog - Afyon Müze Müdürlüğü.
 
05. 02. 2010.
 
 
 
Rk site ekleme
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=