Karaadilli'ye Hoş Geldiniz
  Eski Yerlesim Yerleri
 
 
 
İŞTE UNUTTUKLARIMIZ VEYA UNUTAMADIKLARIMIZ........ BELDEMİZİN YENİ YERLEŞİM YERİNİN OLUŞUMUNDAN ÖNCEKİ YERLERİMİZ..... ATALARIMIZIN (ECDATIMIZIN) MEKANLARI.......................
 
                                  ESKİ YERLEŞİM YERLERİ   ( ÖREN YERLERİ)
                                                   
 
 
        İnsanoğlu, yaşadığı süre zarfında değişik yer ve yörelerde yaşamsal faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu süreç zarfında ve zaman içerisinde gelişen olaylar, doğal afetler, salgın hastalıklar,savaşlar, ekonomik sebepler ve diğer yaşamsal faaliyetler nedeniyle yer değiştirmek ihtiyacı duymuşlardır. Ya da dağınık ve farklı yerlerde yaşayan guruplar, bir yere toplanarak birbirlerine destek olmaya veya güç birliği yapmak için daha savunmalı yerlerde toplanarak yaşamak zorunda kalmışlardır. Bu kapsamda, değişik bölgeler ile yöreleri ele aldığımız veya incelediğimiz zaman, geçmiş dönemlere ait farklı iz ve yaşamsal faaliyet emarelerine rastlamaktayız. O zamanlar, değişik amaçlar için kullanılan malzeme ve yaşam alanları kalıntılarına rastlanmaktadır. Bölgemiz olan KARAADİLLİ kasabası civarını ele alacak olursak, bu güne kadar memleketimizde arkeolojik anlamda bilimsel bir kazı yapılmamıştır. Kazı yapılmadığı gibi konu ile ilgili herhangi bir dalda çalışma veya faaliyette olmamıştır. Bu durumda, gerek eski yerleşim yerleri ve gerekse yerleşim yerleri ile bağlantılı olan tarihi bölgeler, höyükler, yollar, su arkları ve diğer tür benzer yerler de kaybolmaya yüz tutmaktadır.
 

     İnsanlar tarihten günümüze kadar geçen süre zarfında, yeryüzünde değişik zaman ve yerlerde medeniyetler kurmuştur. Bu faaliyetleri değişik nedenlerden dolayı ya yok olmuştur yada yer değiştirerek başka yerlerde yürütmüşlerdir. Gerek yok olma ve gerekse yer değiştirmeler nedeniyle eski yerleşim yerlerinde bir çok yapı kalıntıları veya mezarlar kalmıştır. Bu kalıntılar yer üstünde olduğu gibi yeraltında da olmaktadır. Benzer yerleri değişik örnekleriyle görmekteyiz. Kendi bölgemiz veya beldemiz ( Karaadilli ) civarını inceleyecek olursak, ovamız genelinde şu anki yerleşim yerleri hariç on üç ( 13 ) eski köy yeri veya ESKİ YERLEŞİM ALANI bulunmaktadır. Bu yerlere dikkat edip iyi incelediğimiz zaman birbirleriyle koordineli ve kendilerine has savunmalı yerler oldukları dikkat çekmektedir. Kuruldukları yer ve konumları itibarıyla birbirlerine değişik yol ve höyüklerle destekledikleri görülmektedir. Ovamız her ne kadar düz olduğu görülse de normal olarak düz değildir. O nedenle, eski yerleşim yerleri haberleşmek veya gerek kendi güvenlikleri ve gerekse bölge ve yol güvenlikleri nedeniyle höyükleri yaptıkları öne çıkmaktadır. Hem eski ve yeni yerleşim yerlerini hem de eskiden kalma höyükler ile ulaşım yollarını dikkate alarak inceleyecek olursak, kurulduğu yerler ile kullandıkları yollar ve bölgenin önemi ortaya çıkmaktadır.
 
     Kasabamız ve çevresinde, halen kullanılan yerleşim yerleri hariç on iki eski ören yeri veya yerleşim öreni bulunmaktadır. Şu anda kullanılmayan bu eski yerleşim yerlerini BAMBUL, YUKARI KÖY, DEVELİ, HACIKADİR, TOPAÇ, KARACAAĞIL, HASANLI, GAVUR GEDİĞİ, KIZILESELİ, VELİ KUYUSU, GÖLET BAŞI ( KÜNK KAZIĞI ) ile BİT PAZARI olarak sıralayabiliriz. Bahsedilen yerleşim yerleri genel anlamda büyük ve önem arz eden yerler değildir. Ama bazı yerlerin önemli olduğu ve çevredeki diğer yerlere oranla etkili olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin BAMBUL, GAVUR GEDİĞİ ile DEVELİ ve HACIKADİR yerleşim yerleri öne çıkmakla birlikte BAMBUL ve GAVUR GEDİĞİ örenleri daha da önem ar etmektedir. Diğer taraftan komşu bölgeler olan Karacaören,Oynağan,Arızlı,Macur, Uzunpınar ve Çoru köylerini de unutmamak gerekir. Bu yerlerde diğer saydığımız yerleşim yerleri ile bağlantılıdır. Aynı zamanda Komşu bölgemiz olan diğer bir alanda Tatarlı bölgesidir. Bu bölgede bulunan eski yerlerde bizim bölgelerde bulunan eski yerleşim yerleri ile bağlantılı yaşam sürdürmüşlerdir. Genel olarak bakıldığı veya incelendiği zaman, kullanılan yollar ile tam olarak ne amaçla yapıldığı tespit edilemeyen Höyüklerin durumlarından irtibatlı oldukları anlaşılmaktadır.
 
          Elde edilen bilgiler ışığında, bölgemiz ile yakın komşu yerlerde bulunan yerleşim yerlerinin eski isimlerini de belirtmeden geçemeyiz. Örneğin Karaadilli kasabası KELİDONİK, Arızlı köyü LYSİAS, Karacaören köyü OCOCLEİA, Uzunpınar köyü DYNİA, Tatarlı kasabası METROPOLİS ve Şuhut ilçesi SYNNADA olarak tespit edilmiştir. Şu anda kullanılan bazı belgelerde belirtilen yeni yerleşim yerlerinin isimleri, yine belirtildiği gibi eski isimleri şeklinde yazılmaktadır. Bu bilgiler elde edilen veriler ile yazılı belgelerle tespit edilmiştir. Ama eski yerleşim yerleri de dikkate alındığında bazılarının isim kayma veya yakın yerdeki eski ismi nedeniyle yeni yerleşim yerine verilmiş olabilir. Çünkü bu güne kadar bölgemiz ile yakın yerlerde arkeolojik alanda herhangi bir kazı veya bilimsel çalışmalar yapılmamıştır. Sadece Tatarlı bölgesinde ortaya çıkan bazı eserler nedeniyle kısmen çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda Karaadilli kasabasının eski ismi olan KELİDONİK ismi belki de Develi, Yukarı Köy veya Gavur Gediği eski yerleşim yerlerinden birine, Uzunpınar Köyünün eski ismi olan DYNİA ismi Hacı Kadir eski yerleşim yerine, Karacaören kasabasının eski ismi olan OCOCLEİA ismi Bambul eski yerleşim yerine ve Arızlı köyünün eski ismi olan LYSİAS ismi ise Oynağan, Çoru ve Arızlı civarında olan eski bir yerleşim yerine ait olabilir.
 
        Elde ettiğimiz bu bilgiler doğrultusunda bölgemiz ile yakın bölgelerde olan ve hali hazırda kullanılmayan eski yerleşim yerlerinin konum ve durumu ile diğer özelliklerini açıklamaya çalışalım. Bu arada şunu da unutmamak gerekiyor. Tarih bilgileri veya tarihi bir olay yada yeri anlatıla gelen bilgiler, farklı anlatılarla yeni belge ve bilgi doğrultusunda tekrar ortaya konulduğu zaman eski bilgiler kısmen veya tamamı geçersiz sayılmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda, geneli sözlü kaynak ve bilgilere dayanan veya süre gelen eski yerleşim yerlerimiz ise ;
1. BAMBUL, küçük bir tarım alanı bulunan ve su kaynakları bol olan bir yerdir. Eski yerleşim alanı ise ören diye bilinen ve şu anda bahçe ve tarla olarak kullanılan bölgedir. Ulaşım olarak Karacaören ve Tatarlı istikametine boğazlar, Kuzey kesimden de Küçük ve Büyük Aygır ovaları kullanılarak sağlanır. Diğer yerlerden ise patikalarla ulaşım sağlanırdı. Yüksek kesimleri göçebe veya seyyar hayat sürdüren Yörüklere, bahar ve yaz aylarında geçici barınma imkanı sağlar. Aynı zamanda yaylak yeri olarak da kullanılır veya kullanıldı. Şu anda Ören yeri, Delikli Kaya, Üç in, Öküz Yatağı ve yukarı kesimlerde ki yaylak yerleri civarında eskiye dayalı farklı iz ve emareler bulunmaktadır. Bambul bölgesinin diğer yerleşim yerlerine oranla zengin olduğu ve Bambul’dan Karacaören köyü istikametine (Ekiz Höyüğüne doğru) su veya süt boru hattı (künk) olduğu anlatılmaktadır. Bilindiği kadarı ile Bambul bölgesinde Yörükler, Sağır Hasan ve Topal Ali diye bilinen kişiler ile akrabaları (sülaleleri) yaşamıştır. Bunların bir kısmı Denizli iline, bir kısmı da Karaadilli köyüne gelerek yerleşmişlerdir. Bu tür göç ve yaşam faaliyet bilgileri yeni olduğu, yani yaklaşık yüzyıl başlarında olabileceği değerlendirilmektedir. Çünkü gidenler ve yaşananlar daha dün gibi anlatılmaktadır. Örneğin, bu bilgileri anlatanlar kırk yaş ve üstü olanların Nene ve Dedeleriydi. Yada bu Nene ve Dedelerimiz anlatarak, gelenleri ve gidenleri hatırladıklarını veya Babalarının yaşadıklarını söylerlerdi veya söylenirdi.
2. YUKARI KÖY, şu anki Karaadilli kasabasının Güneyi olan küçük tepeciklerin üstünde kısmen düzlük olan bir yerdir. İki veya üç adet su kuyusu ile küçük bir gölet şeklinde su kaynağı vardı. Ormanlık veya ağaçlık alan yapılmadan önce (20-30 yıl öncesi) yaşam alanı olan evlerin yıkıntıları hala bulunmaktaydı. Kasabanın Güneydoğusunda bulunan iki adet mağaranın (İnin biri özel yapılmıştır), belki de o dönemlerde gözetleme veya nöbet yeri olarak kullanıldı
. Bulunduğu yer itibarıyla küçük boğaz ve patika yollarla her yöne ulaşım sağlamaktadır. Şu anki Karaadilli halkının evveliyatı çevrede bulunan eski yerleşim yerinden gelenlerle birlikte kökü Yukarı köy denilen eski yerleşim yerine dayanmaktadır. Bir zaman önceye kadar duran evlerin yıkıntılarının kime ait olduğu büyüklerimizce anlatılır. Kimin ne zaman geldiği ve nereye yerleştiği daha düne kadar söylenirdi. Belki çevrede bulunan diğer yerleşim yerleri daha eski olup, bu yerleşim yerlerinde barınamayan veya değişik nedenlerle gelen insanlar, Yukarı Köy denilen yere yerleşmiş olabilirler. Daha sonraları şu anki yere yavaş yavaş inmiş olmalılar. Yine daha yakın zamanda kaybettiğimiz Nene ve dedelerimizin anlattıklarına göre, şu anda kullandığımız ova bölgesinin tarla olarak kullanılmadığı, yakın bir zaman kadar çalı ve makilik olduğu anlatılırdı. Bu durumda, gerek Yukarı köyden ve gerekse diğer yerlerden göç ve yerleşim kaymaları, söylendiği kadar eski olmadığı ve son iki yüzyıl arasında veya 1800’lerin sonları ile 1900’ların başlarında olduğunu/olabileceğini göstermektedir.
 
3. DEVELİ, Karaadilli kasabasının Doğu yanındaki dağların etekleri olan ve Develi bucağı veya Höyüğü (Üvüğü) denilen bölgedir. Kasabamızdan Oynağan köyü ile Kurugat mevkisine giden yol üzerinde olup ortalama iki km. kadar mesafededir. O zamanlar su kaynağı olarak kullanılan su kuyusu ve harman yeri ile mezarlığı hala durmaktadır. Yerleşim yeri olarak su kuyusunun doğu kısımları kullanılmış olmalıdır. Yeri ve konumu ile Höyüğün durumu, çevreye hakimiyet ve gözetleme için iyi bir savunma imkanı sağlamaktadır. Bölgeden ulaşım gerek yolla ve gerekse patikayla her yöne sağlanmaktadır. Kuyu civarından bakıldığı zaman Topaç burnuna (Bit Pazarına) doğru uzunca bir tarla anı (eski yol) dikkati çekmektedir. Ama zamanla tarlaların satılması ve küçülmesi nedeniyle tam olarak belli olmamaktadır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte burada yaşayan kişilerin büyük bölümü Kayseri iline göç ettikleri ve halen Develi ilçesinde yaşadıkları söylenmektedir. Diğer yandan Hacı Molla Hasan oğlu ile Uzun Ali’lerden birkaç aile kasabamıza yerleştikleri anlatılmaktadır. Başka bir rivayete göre de, bu bölgede bulunan veya geçen bir deve kervanına uçakların saldırdığını ve yapılan bombardımandan dolayı tamamının öldüğünü, bu sebeple buraya Develi isminin söylene geldiği anlatılmaktadır.
 
4. HACIKADİR, Karaadilli kasabası ile Uzunpınar köyü arasında, Bakırcı dağının Kuzeybatı eteğinde, Uzunpınar boğazının doğu yakasında bulunan çeşme civarındaki bölgedir. Bu çeşme civarındaki yerler incelendiği zaman kısmen yıkıntılar ve ören yerleri belli olmaktadır. Bakırcı dağının tepesine, yaya ulaşım bu bölge veya yer (çeşme arkası) yukarısından çıkılmaktadır. İsminden de anlaşılacağı gibi Hacı Kadir isminde bir aile/sülale yaşamış yada yol güzergahı olduğu için bu isimde birinin han (konaklama) yeri olmalıdır. Eskiden beri su kaynağı olarak kullanılan Hacı Kadir çeşmesinin ana su kaynağı, arka kısmındaki Bakırcı dağının yukarısından gelmektedir. Önceleri çeşmeye gelen su künk denilen toprak borularla ulaştırılmaktaydı. Bakırcı dağının Kuzey üst bölgesinde bulunan ve Hacı Kadir çeşmesine su kaynağı olan yer ile biraz daha yukarı kısımlarda tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Bu yerlerin ne amaçla kullanıldığı tam olarak bilinmemektedir. Tatarlı ovasından Kımıllı köyü ile Gavur Gediğine, Yamanlı Höyüğü altından Bit Pazarını takiben Hacı Kadir bölgesine ve Uzun pınar köyünden Göcen köyü ile Geneli ovasına inen taştan yapılmış eski bir yolda (ULUYOL) buradan geçmektedir. Büyükçe bir yerleşim yeri olmamakla birlikte, boğaz girişi olması ve eski ULUYOL ’un buradan geçmesi nedeniyle, belki de bir iki ailenin yaşadığı konaklama hanı veya koruma karakolu da bulunan bir yerleşim yeri olduğu değerlendirilmektedir.
 
5. TOPAÇ, kasabamızın tam karşısında olan ve karşı tepelerin arasında bulunan derenin giriş ve ön düzlük alanı kapsayan bir bölgedir. Yerleşim yeri olarak da iç tarafta dere yatağının Doğu yan tarafındaki yerdir. Küçük bir yerleşim yeri olduğu ve hayvancılıkla geçindikleri, kalan koyun ağıllarından belli olmaktadır. Gerçi, koyun ağılları ile küçük barınma evlerinin daha düne kadar durduğu ve bir kısmının da kullanıldığı bilinmektedir. Belki o zamanlar buralarda kullanılan faaliyetler sonradan koyunculuk yapan kişilerce de alışkanlık şeklinde devam ettirdikleri bir olgudur. Su kaynağı olarak da, biraz daha dere içi yan yukarı taraftaki çeşmenin kullanıldığı ve bu suyunda diğer sulara göre daha iyi ve hazmettirici özelliği bulunmaktadır. Ayrıca yakındaki Payamlı ve Yamanlı mevkilerindeki su kaynakları da kullanılmıştır. Burada Ümmetler ailesi veya sülalesinin yaşadığı ve sonradan kasabamıza göç ettikleri bilinmektedir. Bölge olarak arkası dağlık önü düz alana açılan bir yere sahiptir. Ulaşım da aynı şekilde Güney istikametten sağlandığı, belki de göçebe şeklinde yaşayan kişilerin geçici barınma bölgesi olarak kullanıldığı değerlendirilmektedir.
 
6. KARACAAĞIL, bölgedeki eski yerleşim yerlerinden Topaç ile Hasanlı ören yerleri arasında, kasabamızdan Kolak köyünü takiben Şuhut ilçesine bağlantı sağlayan toprak yol üzerinde, kasabamızın sol karşısı (Kuzeyinde) dere yatağının sağ yamaçlarında olan bir yerdir. Ulaşım olarak her yöne imkanı olan, düz alan olan ovaya hakim bir yerde bulunan küçük yerleşim yeridir. Bölgede Delallar veya Delal oğlu denilen aile yada sülale yaşamıştır. Sonraları kasabamıza göç etmişlerdir. Bu tür yerler gerek dağ ve gerekse düz alana bağlantılı olduğu için hayvancılık ve kısmen tarım işi yaparak geçimini sağlayan göçebe türü hayat sürdüren insanların, önceleri geçici sonraları da daimi (yerleşik düzen-hayat) ikamet ettikleri yerlerdir. Geniş ve büyükçe bir yerleşim yeri olmadığı için eski yerlerinden kalma ve özellik arz eden kalıntılar bulunmamaktadır.


7. HASANLI (Hasannı), kasabamız ile ovanın Batı veya Kuzeybatısında olan, Gök dere dağı ve deresinin alt tabanında bulunan kısmen kapalı bir yerdir. Derenin iç kısımlarına doğru bağ ve küçük bahçelerin bulunduğu alandır. Fazlaca kalabalık ve büyük bir yerleşim yeri olmadığı için geçmişe dönük kalıntılar yoktur. Zamanla bağ ve bahçe yapımı nedeniyle eski yerleşim yeri özelliğini kaybetmiştir. Tahminen hayvancılık ve kısmen tarım işleriyle geçinen bir topluluk olsa gerek. Bilindiği kadarıyla Bıyık oğlu ve Haceli oğlu aile yada sülaleleri ile mevki isminden de anlaşılacağı üzere Hasan isminde bir ailenin yaşamış olabileceğini, bu ailelerin daha sonraları beldemize göç ettikleri söylenmektedir. Ulaşım olarak düz alana yollar ile arka dağ kısmına patikalarla sağlanmaktadır. Su kaynağı olarak derenin iç taban kısmında bir adet su kuyusu bulunmaktadır. Hasanlı kuyusu olarak bilinen ve derenin tabanında bulunan kuyunun kenarından sürekli derecik şeklinde su akardı.
8. GAVUR GEDİĞİ, ovanın Batı uç kısmında ve tepelerin oluşturduğu derenin içinde bir yerdir.Kasabanın Batı kısımlarında bulunan tepelerin arasındadır. Önü ovaya açılan ve arka ile yanları tamamen dağ ve tepelerle kapalı/çevrili bir alandır. Gavur gediği çeşmesinin arka kısımlarında bulunur. Dönemine ait bazı kalıntılar mevcut olup, bulunan veya görülebilen yapı kalıntıları ile konumu itibarıyla geniş ve büyük bir yerleşim yeri olduğu değerlendirilmektedir. Burada bulunmuş olan ve taştan yapılma, kapaklı, süslü bir adet çocuk lahiti müzede sergilenmektedir. Gavur gediği isminin nerden geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte, belki savaş dönemlerinde düşmanların batı istikametinden gelerek saldırdığı veya gelen düşmanların buradan geri püskürtüldüğü (kovalandığı) yada çok eskiden bölgede yaşayan yabancıların bu tepeler kullanılarak uzaklaştırıldıkları için kullanılmış olabileceği değerlendirilmektedir. Kullandığımız kelimeleri de dikkate aldığımız zaman dilimizdeki düşman veya yabancı kişilere Gavur, iki bölge arasında bağlantı sağlayan alçak tepelerin üst geçiş yerlere de gedik denilmektedir. Her iki durumu/olayı birleştirince Gavur gediğinin nereden geldiği az çok tahmin edilmektedir. Ulaşım olarak her yönle bağlantılıdır. Aynı zamanda ovamızdan geçen ve Tatarlı bölgesi ile Geneli bölgesini birbirine ulaşım olarak bağlayan ULUYOL da bu yerleşim yerinden geçmektedir. Bölgenin yukarı (dağ) kısımlarında bulunan Kızıleseli (Kızıl isalı) ile Veli kuyusu denilen yerler ile irtibatlı da olabilir. Esas yerleşim yeri bu bölgeler olup Gavur gediği denilen yerden geçen yol da dikkate alındığında belki konaklama hanları, ibadet yeri, tedavi noktası veya koruma yeri olabileceği değerlendirilmektedir. Bölgede Kavallar denilen aile veya sülale yaşadığı bilinmektedir. Bu aileler göç ederek kasabamız ile Karacaören ve Genç Ali köyüne yerleşmişlerdir.
 
9. KIZILESELİ (Kızıl isalı), kasabamızın Batı bölgesinde bulunan tepelerin üst kısımlarıdır. Dikkat çeken fazlaca bir antik özelliği bulunmayan fakat azda olsa yaşam alanları kalıntıları olan bir yerdir. Yukarıda bahsettiğimiz geçici veya mevsim şartlarına göre konaklama veya yaylak yeri şeklinde kullanılan bölgelerden biri olabilir. Ulaşım durumu genelde patika ve kasabamız istikametinden giden toprak bir yol ile sağlanmaktaydı. Diğer taraflara ve Gavur gediği yönüne yine küçük patika (Hayvan Yolu) yollarla ulaşım yapılırdı. Su temini için yakın yerlerdeki çeşme ve küçük su kaynakları ile Veli kuyusu denilen yerdeki kuyulardan sağlanmaktaydı. Küçük bir yerleşim yeri olan Kızıleseli bölgesinde Celepler ile Sivazlar ve Celep oğlu Musa’nın aile ve sülaleleri yaşamış olup daha sonraları kasabamıza göç ederek yerleşmişlerdir. Diğer yandan isminden de anlaşılacağı üzere Kızıl İsa denilen kişi ile ailesi ve akrabalarının da yaşamış olabileceği, ismin bu kişiden geldiği ve zamanla kelime değişikliğe uğrayarak Kızıleseli haline dönüştüğü değerlendirilmektedir.
 
10. VELİ KUYUSU, Kızıleseli eski yerleşim yerine yakın olup birazcık Batı tarafına düşmektedir. Belki de aynı aile ve sülalelerin akrabaları yaşamış da olabilir.Yada aynı ailelerin bir kısmı veya hayvanları bu bölgede kaldığı değerlendirilmektedir. Kızıleseli yerleşim yeri ile aynı konumda olup su kuyunun olması nedeniyle ayrı bir önem kazanmıştır. Küçük bir yerleşim yeri olduğu kanısıyla, bölgede kuyular hariç yok denecek kadar kalıntı bulunmaktadır. Göçebe şeklinde yaşayan toplulukların gerek kendileri ve gerekse hayvanlarını geçici olarak barındırdıkları yer olduğu bir gerçektir. Diğer yandan su kuyusunu açtıran veya yapan kişi yada bu yerde tek aile olarak Veli isminde bir şahsın ailesi ile birlikte yaşamış olabileceği isimden anlaşılmaktadır.
12. GÖLET BAŞI ( KÜNK KAZIĞI), Ekiz Höyüklerinin Güney tarafları olan, Karacaören asfalt yolun sol tarafında ve tilkilik mevkisinin Doğu kısmında olan yerdir. Genelde, pek eski yerleşim yeri olarak bilinmese de, bölgede bulunan toprak borular ile Gölet başı denmesinden dolayı geçici bir yerleşim yeri olarak değerlendirilebilir. Borular Bambul tarafından yer altından gelmektedir. Bu borular, belki de Bambul bölgesinden bu noktaya veya diğer yerleşim yerlerine su veya süt aktarım kanalı (borusu) olabileceği değerlendirilmektedir. Belki de küçük bir gölet yapılarak bahse konu borularla su getirilip besleniyor olabileceği gibi, yakın eski yerleşim yerleri için ana su kaynağı olarak da kullanılmış olabileceği düşünülmektedir. Kullanılmayan veya boş zamanlarda akan suların bu yerde gölet şeklini aldığı içinde bu isim kullanılmış olabilir. Her ne kadar yerleşim yeri olarak belli olmasa da sezonluk veya geçici barınma yeri olduğu düşünülebilir.
 
13. BİT PAZARI, kasabamızın Güney veya kısmen Güneydoğu istikametinde, karşı tarafta bulunan Topaç burnu ile bağları veya Payamlı mevkisinin doğu yanı ve Uzunpınar yolunun sol tarafı tepe etekleri ile taban bölgesi olan yerdir. Belli bir yerleşim yeri olmasa da bölgede pazaryeri kurulduğu ve değişik yerlerden gelen ticaret malları ile yakın bölgede olan yerleşim yerindeki kişilerin mallarının çıkardığı yerdir. Gerek bu bölgede bulunan kişiler ile ve gerekse dışarıda bulunan kişilerin ULU YOL ulaşım hattını kullanarak geldikleri bir ticaret toplanma noktasıdır. Değişik alış verişler yapılarak ihtiyaçların tamamı buradan karşılanırdı.Ova bölgesinin geniş olmasından dolayı barındırdığı küçüklü büyüklü yerleşim yerlerinin olması, aynı zamanda Doğu Batı istikametindeki bölgeleri bağlayan önemli bir yol olan ULUYOL ’un buradan geçmesi nedeniyle merkezi bir ticaret bölgesi olduğu düşünülmektedir. Geçmiş dönemlere ait arkeolojik bulgular ile kalıntılara sahip önemli bir Gavur Gediği ve Hacı Kadir gibi iki yer ortasında bulunması da ayrı bir önem kazandırmaktadır. Yerleşim yerleri kalıntısı olmasa da yakın olan yerlerde barındıkları değerlendirilmektedir. Pazar yeri olan BİT PAZARI’ nda pazaryeri açılacağı veya kurulacağı zamanlar, ya aynı gün yada bir gün öncesinden OT YANAN denilen tepenin üstünde ateş yakılarak bildirilirmiş.
 
OT YANANI, kasabamız ile Develi bucağı arasında kalan, mezarlığın Güney doğu tarafındaki yüksekçe bir tepedir. Haberleşmek veya toplanmak için burada ateş yakılarak çevrede bulunan yerleşim yerleri ile kişilere bilgi verildiği söylenmektedir. Diğer yandan bir silsile ile birbirlerini takip eden ve yukarıda saydığımız yerleşim yerlerinin yakınlarında bulunan Höyüklerle de, uç noktalara bu tür haber ve bilgilerin bildirildiği değerlendirilmektedir.
 
        Yukarıda açıklamaya veya bazı yer ve özelliklerini yazmaya çalıştığımız eski yerleşim yerlerini, bu güne kadar sözlü kaynakların aktarımlarıyla elde etmeye çalıştık. Birde söylenenlerin paralelinde anlatılmayan veya bilinmeyen yerler de vardır ki, bunlarında göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Örneğin, Bakırcı dağı Güneybatısında bulunan ağıllar (Ağıl altı), büyük Aygır Ovası ağılları, Payamlı ağılları ile Kurugat mevkiindeki On kuyular gibi yerlerde vardır. Buralarda da belki küçük aile veya sülaleler yaşamış olmalıdır. Bir evveliyatı olmalı ki, eskiden gelen alışkanlık devam ettirilerek küçükbaş hayvanların geçici olarak barınması sağlanmaktaydı. Tüm bu olgular veya anlatılanların yanı sıra kasabamızın mevcut kurulduğu yeri de unutmamamız gerekmektedir. Rivayetlere göre beldenin orta kısmı yani yol (asfalt) boyu kesimler ile yolun hemen üst kesimleri ( Okul, Karakol ve Kooperatif ile eski ve yeni Belediye binalarının olduğu yerler) büyük bir mezarlık yeri olduğu anlatılırdı. Bu bölge çevrede bulunan yerleşim yerlerinin ortak mezarlığıydı yada bölgede çok eskiye dayanan bir ölüm katliamı oluştu ki, tamamını buraya defnettiler. Belki de yakın eski yerleşim yeri olan Develi ile Yukarı köy yerlerinin ortak kullanım yerleriydi. Diğer yandan çevrede mevcut olan eski yerleşim yerlerinin bağlantısı olan yolların bir ana merkez veya önem arz eden nokta gibi buraya çıkması geçmişe dönük düşünceleri derinleştirmektedir. Doğruluğu tam olarak tespit edilemese de, gerek yolların buraya çıkması ve gerekse büyük mezarlık yerinin buralara kurulması, farklı anlamlarda buranın önemli bir merkez olabileceğini kuvvetlendirmektedir.
 
Yukarıda anlatılan eski yerleşim yerleri (şu anda kullanılan yerler dahil) içerisinde, tarihi uzun yıllara dayanan ve mevcut olan veya bulunan kalıntılar özelliği ile Hacı Kadir, Gavur Gediği, Bambul, Develi, Bit Pazarı, Arızlı ve Künk Kazığı mevkileri önde gelmektedir. Diğer yerlerde evveliyatı olan bir yer olma özelliğine sahip olabilir. Fakat bunlar kadar olmadığı değerlendirilmektedir. Bunlar haricindeki yerler zaman içerisinde geçici veya mevsimlik (göçebe) olarak kullanıldığı ve insanların göçebe hayattan yerleşik hayata geçtiğinin ilk yer örnekleri olabileceği düşünülmektedir. Çünkü mevkilerin yeri ve konumu ile diğer özellikleri buna işaret etmektedir. Aynı zamanda her mevkide bir iki aile veya sülalenin yaşadığı anlatıla gelmektedir. Diğer yerlerde ise çok eski yıllara ve yaşamlara ait iz ve emareler ile anlatımlar bulunmaktadır.
 
NECMETTİN ULUSOY.
15. 02. 2010.
 

 
 
Rk site ekleme
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=